Ramazanınız mubarek olsun

1220141512ramazan49dl

Kim Ramazan ayını Allah’a inanarak,imanla ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya eder,Ramazan orucunu güzelce tutarsa o güne kadar işlemiş olduğu geçmiş günahları afv ü mağfiret olunur,Allah affeder.  hadis i şerif

Rabbim beni geri gönder

Berat kandiliniz hayırlara vesile olsun

berat_kandili_kutlama

Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, şeytan senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul kandilin mubarek olsun.

Şâban ayının on beşinci gecesi Beraat gecesidir.

Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle “mübarek gece”; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle “Beraat gecesi” ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de “rahmet gecesi” gibi adlar da verilmiştir.Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: “Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…” (İbn Mâce)

Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi; diğeri ise Kadir gecesidir.

Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir.

Berat gecesine ‘Kefaret gecesi’ de denilir. Bir hadis-i şerifte, “Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez” (İbn Mâce) buyrulmuştur.

Bu gecenin bir adı da “şefaat gecesi”dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir:

“Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah’tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi.” (Ebû Davud)

Bu gecenin diğer bir ismi de “mağfiret gecesi”dir. Şu hadis-i şerif buna işaret eder:

“Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder.” (İbn Mâce)

Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir.

Miraç kandiliniz mubarek olsun

Örtünmeme bahaneleri ve cevapları

örtü

Örtünmek isterim ama ikna olmam lazım
“KURANDA KESİN HÜKÜM VAR YETMEZMİ İKNA OLMANA”
Örtünmem gerekiyor ama geleceğimi düşünmek zorundayım
“GELECEK ÖLÜM ONU DÜŞÜNDÜNMÜ”
Allah(c.c.) beni başı açık olarak da sever
“AMA GÜNAHKAR KULUM DER”
Kapalıyım ama ailem okul için başımı açmamı istiyor
“AİLEN SENİ CEHENNEN ATEŞİNDEN KURTARMAYACAK”
Fazla açık olmadığım için günah olduğunu zannetmiyorum
“GÖRÜNEN HER TEL ZİNA AZMI GÜNAH ACABA”
Genç yaşta da kapanmak olmaz ki yaşlanınca inşa Allah(c.c.)
“YAŞNACAĞIN GARAN TİMİ YA YARIN ÖLÜRSEN”
Tekrar açılırım düşüncesiyle kapanmıyorum
“HELE Bİ KAPAN ONU SONRA DÜŞÜN”
Bazı özgürlüklerimin kısıtlanacağı düşüncesiyle kapanmak istemiyorum
“ALLAHIN KARŞISINDADA ÖZGÜR OLABİLECEKMİSİN”
Kapanmak önemli değil önemli olan kalbinin temizliği
“KALBİN TEMİZLİĞİ GÜNAHA ENGEL DEĞİL”
Evlenince kapanırım r0;kızım evlenince kapanr1;
“EVLENECEĞİN GARANTİMİ”
Güzelliğimi sergilemek istediğimden dolayı kapanmamıştım
“GÜZELLİĞİNİ SADECE EŞİNE SERGİLESEN NE GÜZEL OLUR”
Kapanırsam diğer dini vecibelerimi de yerine getirmem gerekecek
“EE Bİ YERDEN BAŞLAMAK LAZIM”
Dinden çıkmadığıma göre başımı açmamda problem yok
“DİNDEN ÇIKMADIN AMA GÜNAHKARSIN”
Başörtü için kendimi henüz hazır hissetmiyorum
“ÖLÜNCEMİ HAZIR OLACAKSIN”
Bu zamanda da başörtü olmaz ki! Hangi çağdayız?
” GÜNAHIN BU ZAMANI O ZAMANI YOK KURAN HER ÇAĞ İÇİN İNDİ”
Kısmet bir bakarsın kapanırız inşa Allah(c.c.)
“İNŞALLAH AMA ACELE ET YAŞLANDIKTAN SONRA OLECEĞİNE DAİR SENEDİN VARMI?
Önemli olan saç dışındaki vücudun teşhir edilmemesi
“YANİ GÜNAH SADECE VUCUDAMI VAR”
Denedim ama boğulacak gibi oldum
“AMA İTİKAT GEREKİYOR”
Evlenememe korkusu
“SAÇIN AÇIK DİYE SENİNLE EVLENEN ERKEKTEN NE BEKLERSİNKİ”
Lise ve üniversitedeki başı açık öğrencilere dinimi anlatacağım için başımı açacağım yani hizmet için
“KENDİNE HİZMET EDEMEYECEKSİN”
Kapanmak içimden gelmiyor
“NEDEN GÜNAH İŞLEMEK HOŞUNAMI GİDİYOR”
Başörtülülerin yeterince örnek olamamaları
“SEN ÖRTÜN VE ÖRNEK OL ONLARA
Nefsime yenik düştüğümden kapanamıyorum….
“NEFİS ŞEYTANDIR SEN ŞEYTANA YENİKSİN GELECEĞİNİ DÜŞÜN YENİLME”

Regaip Kandiliniz mübarek olsun

Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun..

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç  tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)’in Receb’in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim.

REGAİP KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN

Mevlana ve Hacı Bektaş-ı Veli

Adamın biri, kötü yoldan kazandığı parayla bir inek satın almış. Sonra yaptığından pişman olmuş. İyi birşey yapmak için ineği Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahına bağışlamak istemiş. O zamanlar dergahlar aşevi görevi de görüyormuş. Gitmiş Hacı Bektaş-ı Veli’ye danışmış. Hacı Bektaş-ı Veli, “helal değil” diye ineği geri çevirmiş. Bunun üzerine Mevlana dergahına gitmiş. Mevlana hediyeyi kabul etmiş. Adam daha önce Hacı Bektaş-ı Veli’nin bu ineği kabul etmediğini söylemiş. Mevlana’ya bunun sebebini sormuş. Mevlana, “Biz bir karga isek, Haci Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden biz senin hediyeni kabul ederiz. Ama o kabul etmeyebilir” demiş.
Adam üşenmemiş kalkmış Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahına gitmiş. Hacı Bektaş-ı Veli’ye” Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söylemiş. Bunun sebebini bir de siz açıklarmısınız? diye sormuş. Hacı Bektaş-ı Veli de şöyle söylemiş,”bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir”. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir.
Ama onun engin gönlü kirlenmez. Onun için, hediyeni kabul etmiştir.”

Birbirlerini yermeyen, kırmayan…Dostlarının sözlerini iyiye yoran, yücelten…Böylesine bilge insanlar nerede şimdi?..

Ağzını yeyim senin :))

SEVDİĞİNİ SÖYLE

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN etrafındaki dostluk ve sevgi halkası gün ve gün büyüyordu. İnsanlar birbirlerini sanki yeniden tanıyorlarmış ve yeniden görüyorlarmış gibi içten duygularla seviyorlardı. Bir gün, sohbet meclisine gelen bir insan, Son Peygamber’e, kendisine karşı çok sevgi beslediği coşkun hisler içinde olduğu bir arkadaşından bahsetti.

Peygamber Aleyhisselam ona:

“Sevdiğini söylediğin kardeşinin, senin onun hakkındaki bu duygularından haberi var mı, bunları biliyor mu?’ diye sordu.

Genç, “Hayır bilmiyor” deyince, Peygamberimiz ona şöyle bir nasihatte bulundu:

“Öyleyse hemen onun yanına git, bu sevginden haberdar et ve onu da sevindir.”

İlahi Hatun, Sen Ne kadar Safsın! “Ramazan Tebessümü:)”

Hitabetiyle halkı kendine bağlayan,yaptığı espri ve benzetmeleriyle insanları tebessüm ettiren Hacı Cemal Öğüt anlattığı canlı hatıralar.. Yaptığı birbirinden ilginç şive taklitleri ile cemaati asla uyutmaz, hep dinç tutmayı başarırmış. O bu özelliği sayesinde dinini diyanetini unutanları bile, öylesine tatlı hırpalardı ki, sadece övülenler değil; iğnelenenler bile memnun olur gülüşürlermiş.

Bir Ramazan Ayında oruç tutmayan bir cemaatini birazcık hırpalamak için kendi eşinden örnek vererek şu enteresan hatırayı anlatmıştır:

“Bizim hanım var ya, çok saf bir kadındır. Böylesine saf bir kadınla Hacı Cemal nasıl idare etsin? Neden mi saf diyeceksiniz? Bakın anlatayım da siz hak verin!” diyerek şöyle devam eder.

“Geçen gün abdestimi alıp buraya vaaza gelmek için pardesümü giydiğim sırada, bizim hanım aniden bir çığlık attı.”

“Hayrola hatun, ne var ki, yangın alarmı gibi bağırıyorsun?” dedim.

“Ne olacak, görmüyor musun, kedi iftarlık pideleri yiyor.” dedi.

“Yahu, insan bir pide için bu kadar telaşlanır mı? İşte gidiyorum, vaazdan sonra istediğin kadar pide alır gelirim iftara, merak etme.”

Fakat baktım hanım büsbütün hiddetlendi: “Ayol ben pidelere acımıyorum. Evde pide var. Benim hayret ettiğim şey, bu kedinin böyle mübarek Ramazan’da oruç tutmayışıdır. Baksana, hayvancağız şıpır şıpır durmadan ekmek yiyor…”

Bu sefer ben hiddetlendim:

“İlahi Hatun, sen ne kadar safsın! Bilmiyor musun ki;

Hayvanlar oruç tutmaz!

Hayvanlar namaz kılmaz!

Hayvanlar açık yerlerini örtmez!

Hayvanlar komşu hakkı diye bir şey bilmez!

« Daha eski yazılar